Yapımından Sonraki Değişiklikler
Yapının banisi, Kanuni Sultan Süleyman dönemi Ruznamecisi (sarayın gelir ve giderlerini kaydeden yetkili) Çelebi Abdullah oğlu Abdurrahman’dır.
Minberi 1756-57 yılında dönemin Yeniçeri Ağası Mahmud Ağa tarafından yenilenmiştir.
1896’da Serasker (Genelkurmay Başkanı) Rıza Paşa tarafından yeniden inşaa edilmiş ve Mimar Sinan mimarisinin özelliklerini kaybetmiştir.
Balkan Savaşları ve I. Dünya Savaşı sırasında harap olmuş, daha sonra hayırsever Süeda Hanım öncülüğünde, Mahir ve Abdülkadir Bey’lerin yardımlarıyla 1933 yılında tamir ettirilerek yeniden ibadete açılmıştır.
Öne Çıkan Özellikler
Çilingirler Mescidi, Yedim-İçtim Mescidi, Sankiyedim Mescidi ve Yenicami olarak da bilinir.
Tarihi cami, Evliya Çelebi eserlerinde Ruznameci Abdullah Hamidi Çelebi Mescidi olarak geçmektedir.
Kubbesi dört pilpaye üzerindeki kemerlere oturur.
Yapının köşesinde Dârüssaâde Ağası (Haremden Sorumlu Yetkili) Beşir Ağa tarafından yaptırılan çeşme ve üzerindeki mektep bulunmaktadır.
Mihrap çevresindeki çinilerden yalnızca mihrap üstündeki kitabeli olanlar orijinaldir.
Mihrapta kıble âyetinin etrafını çevreleyen çini üzerine yazılmış besmele ve İhlâs ayetleri, Kâmil Akdik hattı ile yazılmıştır.
Kubbe göbeğinde ünlü Tuğrakeş İsmail Hakkı Altunbezer tarafından yapılmış bir celî istifi (hat sanatında belli bir alan içinde kalın/iri yazı düzeni) vardır.
Yapının mabed statüsü kaldırılarak bir süre ahır olarak kullanıldığı bilinmektedir.





