Türbedeki Kişi
Abdurrahman Paşa, Sultan I. İbrahim devrinde Babüssaade Ağalığı görevini üstlenmiş, saray eğitimiyle yetişmiş bir devlet adamıdır.
17. yüzyılda Anadolu ve Mısır valiliklerinde bulunmuş, 1652 yılında vefat etmiştir.
Kendisi iri yapılı, açık sözlü, cömert ve yiğit biri olarak tanımlanır. Enderun kökenli beyaz hadım ağalardandır.
1649 yılında Boğaz Muhafızı, 1651 yılında Anadolu ve ardından Mısır Valisi olmuş; 1652 yılında görevden alınarak kubbenişin olmuş, 1653 başında hayatını kaybetmiştir.
Türbe Hakkında
Öne Çıkan Özellikler
Sekizgen planlı ve tek kubbeli olarak inşa edilen türbe, klasik Osmanlı mimari üslubunu yansıtmaktadır.
Yapımında kagir (kesme taş) kullanılmıştır. Kubbe geçişleri pandantiflerle sağlanmıştır.
İç mekan, iki sıra hâlinde yerleştirilmiş pencerelerle aydınlatılmıştır: Alt sıradaki pencereler dikdörtgen söveli ve mermer şebekelidir. Üst sıradakiler ise sivri kemerli alçı vitraylıdır. Vitraylarda madalyonlar içinde çiçek demetleri yer alır.
Türbenin ön kısmında yer alan iki sütunlu revak, zamanla ortadan kalkmıştır. Türbe önünde, kitabesiz bir kuyu bileziği ve bir lahit bulunur. Bugün türbede iki sanduka yer almaktadır
Giriş kapısı üzerinde, türbenin Abdurrahman Paşa ve Hasan Ağa tarafından 1648 yılında satın alındığını anlatan 14 mısralık Osmanlı Türkçesi’nde bir kitabe yer almaktadır.
Türbede ayrıca, dönemin Hazine-i Hassa Ağası ve Baş Hazinedarı olan Hasan Ağa ile Sadr-ı Esbak Mustafa Naili Paşa’nın eşi Fatma Hanım da gömülüdür.
Türbe ilk olarak Sultan İbrahim’in musahibelerinden (sohbet arkadaşı) Şekerpare Kadın tarafından şahsı için inşa ettirilmiştir. Ancak Şekerpare Kadın, gözden düşüp Ebrim’e sürgün edilince türbe, Babüssaade Ağası Abdurrahman Ağa ile Hazine-i Hassa Ağası Hasan Ağa’ya 1648 yılında satılmıştır.
Türbe, uzun süre marangoz atölyesi olarak kullanılmış; 1942 yılında onarılmış, 1957’de ise yol seviyesi yükseltildiğinden çukurda kalmıştır. Yapıya bitişik olan sebil ve çeşme, 1942'de kaldırılmıştır.





