Türbedeki Kişi
Topçubaşı Bala Süleyman Ağa, İstanbul’un fethine katılan ve “nimel ceyş” içinde yer alan seçkin askerlerden biridir.
Fetihten sonra Silivrikapı’da kagir duvarlı, ahşap çatılı mütevazi bir mescid ve kuyu inşa ettirmiştir. Kendi yaptırdığı bu mescidin haziresine defnedilmiştir.
Askeri görevlerinin yanı sıra vakıf eserleriyle de anılan Süleyman Ağa, İstanbul’un fethine katılan öncü şahsiyetlerden biri olarak hatırlanır.
Türbe Hakkında
Öne Çıkan Özellikler
Türbe, Bala Külliyesi içinde yer alan cami-tevhidhaneye bitişik olarak inşa edilmiştir.
İlk olarak hazirede yer alan mezar, 19. yüzyılda külliyenin genişletilmesi sırasında türbe haline getirilmiştir.
1894 İstanbul depreminde zarar gören yapılar II. Mahmud’un kızı Adile Sultan tarafından tamir ettirilmiştir.
Türbede Bala Süleyman Ağa ile birlikte eşi, Nakşibendi şeyhi Şumnulu Ali Efendi ve ailesine ait toplam altı ahşap sanduka yer almaktadır.
Türbenin içinde, ilk mescidle birlikte yapılan kuyu da bulunmaktadır. Kuyunun ahşap bileziği, çıkrığı ve kovası hala mevcuttur.
Türbenin tavanı sekizgen yıldız biçiminde çıtalarla süslenmiştir; bu sade süsleme dönemin geç Osmanlı mimarisine uygundur.
Türbe cephesi, ahşap saçak, kabartma motifler ve hattat Ömer Faik Efendi’ye ait ayet kuşağıyla bezenmiş, klasik Osmanlı hat sanatının güzel örneklerini taşımaktadır.
Türbe, cami ve külliyenin bir parçası olarak Nakşibendî ve Rifâî tarikatları için bir merkez olmuş, postnişinlerin defnedildiği kutsal bir alan hâline gelmiştir.
Türbe ile cami arasında pencere bağlantısı bulunmakta; bu detay, tarikat yapılarında görülen ruhani yakınlığı temsil eder.





