Yapımından Sonraki Değişiklikler
1899 yılında, daha önce yanan bir caminin yerine inşa edilmiştir.
1993 yılında, caminin cemaat kapasitesini artırmak amacıyla son cemaat yerinden girişi olan bir bodrum katı eklenmiştir.
Caminin doğusunda bulunan sıbyan mektebi zamanla yok olmuş, günümüze yalnızca mermer kitabesi ulaşmıştır.
Caminin yanında bulunan meydan çeşmesi, şehir planlaması nedeniyle eski işlevini kaybetmiş ve zamanla harap duruma gelmiştir.
Çeşmeye orijinal teknesi yerine sonradan tuğla ve beton karışımı malzeme ile yeni bir tekne eklenmiştir.
Öne Çıkan Özellikler
Hasan Paşa Camii veya Kaptan Hasan Paşa Camii olarak da bilinmektedir.
Kare planlı olup, içten kubbeli ve dıştan kiremit çatılı bir yapıdır.
Son cemaat yerinin kapısı üzerinde, kabartma bir gül demeti içerisinde Sultan II. Abdülhamid’in tuğrası yer almaktadır.
Mihrap, iç kısmında mermer sütunlar arasında yer almaktadır.
Kalem işi bezemelerle süslenmiş olup, kubbede ortasındaki yıldızdan çıkan yaldız şeritlerle dilimli bir görünüm sağlanmıştır. Bu dilimler, rumi-palmet ve naturalist çiçek motifleriyle bezenmiştir.
Kıble ve yan duvarların üst kısımlarında perde püskülü süslemeler bulunmaktadır.
Kadınlar mahfilinden çıkılan minare empire üslubundadır; dikey yivli gövdesi bir sütunu andırır ve şerefesi akantus yaprakları ve volütlerle süslenerek Korint sütun başlığı görünümü verilmiştir.
Caminin üçgen şekilli yollar arasında bulunması dikkat çekici bir konum sunmaktadır.
Caminin avlusunda geçmişte bir sıbyan mektebi ve meydan çeşmesi bulunmaktaydı; ancak günümüze yalnızca bazı kalıntılar ulaşmıştır.





