Yapımından Sonraki Değişiklikler
Yapının 16. yüzyılda İbrahim Çavuş tarafından yaptırıldığı ve Mimar Sinan eseri olarak kaydedildiği belirtilir.
Birinci Dünya Savaşı sırasında caminin depo olarak kullanıldığı aktarılır.
1920’li yıllarda bakımsızlık/haraplık nedeniyle yapının tamamen yıkılarak kaybolduğu; arsasının zamanla gecekondular tarafından işgal edildiği kaydedilir.
Vakıf kaydından arsanın camiye ait olduğunun anlaşılması sonrasında alanın temizlendiği ve caminin 1995 yılında yeniden inşa edilerek ibadete açıldığı belirtilir.
Öne Çıkan Özellikler
Yeniden inşa sonrası yapı için kâgir gövde, taş minare, ahşap çatı ve kiremit örtü tanımı verilir; bu bileşim, mahalle ölçeğindeki Osmanlı camilerinde görülen malzeme dilini yansıtır.
İç mekânda ahşap tavan vurgusu öne çıkar.
Cami çevresinde hazire bulunduğu; hazirede dağınık ve bütünlüğü bozulmuş mezar taşlarının yer aldığı aktarılır.
Banisi İbrahim Çavuş’un kabrinin cami civarında olduğu, ancak yerinin kesin olarak bilinmediği bilgisi kaydedilir.





