Yapımından Sonraki Değişiklikler
1731–1732’de Hasan Ağa tekkeyi tamir ettirmiş; keşfi Hassa başmimarı Kayserili Mehmed Ağa yapmıştır.
1796’da Mihrişah Vâlide Sultan ve III. Selim tekkeyi yeniden yaptırmıştır.
1832–1834 onarımıyla alan genişlemiş; 1834–1835’teki II. Mahmud ihyasıyla yerleşim son şeklini almıştır.
Cumhuriyet döneminde semâhâne bir süre güreş salonuna çevrilmiş, diğer bölümler ilkokul olarak kullanılmış; bu sırada kuzey müştemilât, avludaki şadırvan ve hazîre ortadan kalkmış, doğu kesimde Sürûrî İlkokulu inşa edilmiştir.
Esas bina oda oda kiraya verilerek hızla harap olmuş; 1979 baharındaki yangınla tamamen yok olmuştur.
Mevlevîhâne, giriş kapısı ve bir mezar 12.05.1979 tarihli kurul kararıyla tescil edilmiştir; sonraki yıllarda rölöve–restitüsyon–restorasyon ile rekonstrüksiyon projeleri kurul gündemine alınmış ve onay süreçleri yürümüştür.
2016–2018 “rekonstrüksiyon tamamlama ve çevre düzenleme” işi kapsamında çevre duvarları için rölöve–restitüsyon–restorasyon projeleri değerlendirilmiş; uygulama Vakıflar denetimi ve müellif mimar sorumluluğunda yürütülmüştür.
Öne Çıkan Özellikler
Galata ve Yenikapı mevlevîhânelerinden sonra İstanbul’da açılan üçüncü mevlevîhânedir.
Tekke, kurucusunun Kasımpaşa’da sahibi olduğu bostan içinde tesis edilmiştir.
Cümle kapısı üzerinde Hicri 1250 (1834–1835) tarihli manzum kitâbe ile II. Mahmud tuğrası yer alır.
Ana yapı, kâgir duvarlı kısmî bodrum üzerine oturan iki katlı ahşap kitle olarak düzenlenmiş; semâhâne, selâmlık, dedegân hücreleri, harem, hünkâr dairesi, matbah-ı şerif ve somathâne birimleri aynı program içinde toplanmıştır.
Semâhânenin merkezinde 10×10 m ölçülerindeki meydan bölümü ayrılmış; iki katlı mahfiller, mutrip maksûresi ve hünkâr mahfili gibi bölümler mekân kurgusunu belirlemiştir.





